Entries from January 2008 ↓

Zengin Un, Zengin Ekmek


Bire iki oranını kafadan attım,uno oranı değiştirebilir:) fikir basit bir uygulama zaten ama yine de etkili olabileceğini düşünüyorum.

Unolog


Uno demek ekmek demek
ekmek demek yemek demek
yemek demek yemek yemek yemek demek:)

Eskiden Ümit Ustalar vsler ve yemek kitapları vardı yemek tarifi öğrenmek isteyenler için. Bunlar hala var olsa da artık internetten tarfi aramada oldukça popülerleşti. Bu aramalarda da doğal olarak (örnek) blogcular üst sıralarda çıkıyorlar. Ben de Unolog diye bir kelime türeterek. Uno ile blogcuların bir araya getirilebileceğini düşündüm. Uno blogları ve blogcuları etkin bir şekilde kullanarak hem bilinirliğini artırıp hem de “sürekli reklam” yapabilir. Bir blogcuyu Unolog yapmak için aylık ücret verilebileceği gibi çeşitli hediyeler de verilebilir.

Unolog Kimdir?
Unolog öncelikle blogcudur, yemek bloğu yazar, yemek masasında kime hangi UNO’nun uygun olduğunu bilir.
Unolog bloğunda Unolog logosu bulunur.
Blogcular haricinde Unolog’un ayrı bir web-sitesi vardır. Bu sitede ev hayatına dair pratik ipuçlarının yanı sıra her hafta bir unolog’un önerdiği bir yemek tarifi yer alır.
Uno zaman zaman unologları bir araya getirecek toplantılar, etkinlikler düzenler. Bu etkinliklerin profesyonel bir şekilde düzenlenmesi ve güzel bir atmosferin oluşturulması, sadece yemek konuşulması:) Uno’nun Unolog’lar gözündeki değerini yükseltir.

Eğer Unolog proje haline gelirse daha da detaylandırılabilir tabiiki ama şimdilik bu kadar yeter herhalde:)

reklam arası

madem reklam arası vermiş bulunmatayız bende şöyle diyorum. şu kent tofita için bi yıkılıyo reklamı daha yapsa nasıl. olur hani şöyle degajına göre.
tofita benzeri şekerler çoğaldı piyasada ama bu sefer tofita yok oldu. şimdi bir tofita cı ayça daha çıksa ve ”ayyy şekil şurdan yılışık şey” deyip tofita benzerlerini kenara atıp tofita paketlerini degajına kucaklayarak bakkaldan ayrılsa nasıl olur.

Mola-Audi

Engin Bey’den bir fikir daha, bu da Audi için bir reklam fikri, bana VW’nin baba reklamını hatırlattı (VW’miydi o?) farklı kişilerden reklam fikirlerinin gelmesi blog için sevindirici bir gelişme. Engin beye bu fikir için de teşekkürlerimizi gönderiyoruz.
Reklam fikirlerinizi siz de gönderin, çekinmeyin!

güzel bir kadın ve 1 yaşındaki çocuğu caddeye bakan bir parkta oturmaktadır. çocuk henüz konuşmak için çok küçüktür ve gördüğü herşeye “bigi” demektedir. arabalara meraklı olduğundan gördüğü her arabayı seyretmekte ve bigi demektedir. bir araba geçer çocuk bigi der, ikinci araba geçer bigi der en sonunda audi marka (tercihen quatro model) bi,r araba geçer. çocuk arabayı seyretmekten kendini alamaz ve “audi” lafı ağzından dökülür. annesi de hayran hayran iç çeker ve “quattro” der. araba geçer gider ve anne ve oğle hayran bir şekilde bakakalırlar.

Mola-Fanta

Uno’ya mola vererek blog takipçilerinden Engin Büküm’ün yolladığı fanta reklam fikrine yer verelim, bence animasyon olarak yapılabilecek bir fikir olmuş,Engin Bey teşekkürler.

Uzaydaki bir istasyona ABD’nin bir roketi kenetlenmek üzere gönderilir. rokette bir inan ve bir maymun vardır. kenetlenme işleminden sonra bunu kutlamak için dolaptan bir fanta açmak isteyen astronot dolapta hiç fanta olmadığını görür ve durumu/hesabını sormak için yer’i arar. ancak houston dolapta bol miktarda fanta olduğunda ısrarlıdır. tam bu esnada yerçekimsiz rokette uçmakta olan boş fanta kutusu astronotun gözünün önüne gelir. hemen maymuna bakar maymun elinde başka bir fanta kutusunu içip glerek astronota bakar ve malum sesi çıkarır. astronot hüzünle inanmıyorum der ve reklam biter.

Eğer daha fazla mizah kullanılmak istenirse bu bir türk roketi olur, astronot beyazıt öztürk olur ve reklam buna göre uyarlanır.