Entries Tagged 'reklam senaryosu' ↓
January 13th, 2008 — audi, engin büküm, reklam senaryosu
Engin Bey’den bir fikir daha, bu da Audi için bir reklam fikri, bana VW’nin baba reklamını hatırlattı (VW’miydi o?) farklı kişilerden reklam fikirlerinin gelmesi blog için sevindirici bir gelişme. Engin beye bu fikir için de teşekkürlerimizi gönderiyoruz.
Reklam fikirlerinizi siz de gönderin, çekinmeyin!
güzel bir kadın ve 1 yaşındaki çocuğu caddeye bakan bir parkta oturmaktadır. çocuk henüz konuşmak için çok küçüktür ve gördüğü herşeye “bigi” demektedir. arabalara meraklı olduğundan gördüğü her arabayı seyretmekte ve bigi demektedir. bir araba geçer çocuk bigi der, ikinci araba geçer bigi der en sonunda audi marka (tercihen quatro model) bi,r araba geçer. çocuk arabayı seyretmekten kendini alamaz ve “audi” lafı ağzından dökülür. annesi de hayran hayran iç çeker ve “quattro” der. araba geçer gider ve anne ve oğle hayran bir şekilde bakakalırlar.
January 13th, 2008 — engin büküm, fanta, reklam senaryosu
Uno’ya mola vererek blog takipçilerinden Engin Büküm’ün yolladığı fanta reklam fikrine yer verelim, bence animasyon olarak yapılabilecek bir fikir olmuş,Engin Bey teşekkürler.
Uzaydaki bir istasyona ABD’nin bir roketi kenetlenmek üzere gönderilir. rokette bir inan ve bir maymun vardır. kenetlenme işleminden sonra bunu kutlamak için dolaptan bir fanta açmak isteyen astronot dolapta hiç fanta olmadığını görür ve durumu/hesabını sormak için yer’i arar. ancak houston dolapta bol miktarda fanta olduğunda ısrarlıdır. tam bu esnada yerçekimsiz rokette uçmakta olan boş fanta kutusu astronotun gözünün önüne gelir. hemen maymuna bakar maymun elinde başka bir fanta kutusunu içip glerek astronota bakar ve malum sesi çıkarır. astronot hüzünle inanmıyorum der ve reklam biter.
Eğer daha fazla mizah kullanılmak istenirse bu bir türk roketi olur, astronot beyazıt öztürk olur ve reklam buna göre uyarlanır.
January 7th, 2008 — ayın reklam fikri, reklam senaryosu, uno

Akşam yemeği masası,
Geniş Aile, Tombulu da var zayıfı da çocuğu da büyüğü de (resimdekinden daha geniş bir aile:))
Yemek öncesi hazırlık herkese uygun unolar var masada,
Masanın annesi herkese uygun unoyu veriyor
fonda güzel bir müzik
sonra yemek sohbeti
unoların uzatılması
ve dış ses:
Konu Konuyu, Uno unoyu açar
Çeşit çeşit uno süper marketlerde….
December 14th, 2007 — ayın reklam fikri, doğadan, reklam senaryosu
Bu fikir de yine Özgür’den. Yazar sayısı arttıkça blog daha az boş kalıyor ne güzel. Bu senaryo 10 vitamin çayları için uygulanabilir gibi geldi…
Tarzan ve Ceyn ağaç üzerinde kurdukları ağaç evlerinde karşılıklı çay içmektedirler. Tarzan çaydan bir yudum alır ve
“hmmm Ceyn bu kadar doğal olan bu çayda nerden çıktı enfes birşey bu” der
Ceyn ise: “Hayatım hatırlamıyor musun geçen sene çıkığımız Kaz dağları ormanı tatilimizde Türk piknikçiler hediye etmişlerdi”
Tarzan: (çayın tadından mest olmuş bir şekilde) Eeevett hatırladım. Oooo olağanüstü bir tat Ceyn. (Bir yudum daha aldıktan sonra) Ceyn biliyor musun çocukların eğitimi için kente taşınacak olmamızdan dolayı çok üzülüyordum ama bu çay sayesinde kendimi hep doğayla baş
başa hissedeceğim ve tek tesellim bu olacak.
Ceyn: Aaaa minik Tarzan’ım lütfen böyle konuşup beni de duygulandırma
Gözleri dolan Tarzan birden kalkar ve sarmaşıklara tutunarak bir ağaçtan bir ağaca doğru sallanmaya başlar
“Aaaaaa aaaaaa doğaaaaaaadaaaaaaaaaannn”
December 5th, 2007 — ayın reklam fikri, doğadan, reklam senaryosu
Bu fikir de Özgür Murathan’dan, konuşmada “doğadan bitki çayı” diye markayı dikte etmesi ilginç geldi bana bu biraz değiştirilebilir sanki. Eline sağlık Özgür:)
Bir öğrenci evinde ders çalışan üç öğrenciden birisi gecenin ilerleyen saatlerinde diğer arkadaşlarına seslenir .
Kişi 1: Beyler benim kafam almıyor artık bi kahve yapayım kendime şöyle en sertinden kafa biraz çalışsın, sizde istiyor musunuz?
Kişi 2: Evet birader bana da bi bardak sana zahmet. çünkü artık beyin kısa devre yapmak üzere.
Kişi 1: Erol sen ister misin?
Erol: Saol abicim ben doğadan bitki çayı içeceğim, sadece sıcak su bırakırsan sevinirim
Kişi 2: Ulen ot geldin ot gidecen ha (gülüşmeler)
Gecenin ilerleyen saatlerinde kahvenin verdiği huzursuzlukla daha da stres olan arkadaşlar sıkıntılı bir şekilde ders çalışmaya çalışırlar. Erol ise doğadan çayın vermiş olduğu rahatlıkla huzurlu bir şekilde ders çalışır.
(1 hafta sonra, öğrenci evinde Erol ve diğer arkadaşları aralarında konuşur)
Kişi 1: Yahu kardeşim bu otçuda çalıştı bizim kadar ama biz kaldık adam ortalama yaptı, Erol’e dönerek ne yaptın kardeşim sen, itiraf et çabuk.
Erol: Elindeki doğandan çay fincanından bir yudum alır ve gülümseyerek arkadaşlarına doğru; Sadece bir iyilik yapım kendime:)